Yeni nesillere yeni rol kodlamaları

Makaleler - 15 Ağustos 2007, Çarşamba
Saatlerdir fal sırasının bize gelmesini bekliyorduk. Falcının “bilme” becerisi, dilden dile dolaşmış, ünü bize kadar gelmişti. Bakalım benim geçmişimi de tahmin edebilecek miydi? Geleceğimle ilgili ne söyleyecekti?

Falcı fincanıma şöyle bir göz atıp kenara koydu. Malum, kahve parasına fal bakıyordu, ayıp olmasın bakışı… Sonra gözlerime bakmadan anlatmaya başladı;

“Yaşamın ortadan bıçak gibi ikiye ayrılmış. Birkaç ay sonra önünde bembeyaz bir sayfa açılıyor... Sen kendi işini kuruyorsun.”

Türkiye’de psikologlara parası yetmeyenler için bol miktarda falcı mevcut. Sorunlarınızı çözmez ama içinizi umutla doldurur. Aylar sonrasını umutla beklemeye başlarsınız, umudunuz tükenmeye başlayınca yeni bir fal baktırıp, umut tazeletir, zaman kazanırsınız.

Acaba genç kızlarımızın kaçı, falcıların kehanetleri ile hayatlarına yön veriyor, iş değiştirme kararı alıyor, sevgilisini terk ediyor ya da yürümeyeceğini çoktan anladığı bir ilişkiyi sırf falcı “mutlu bitecek” dedi diye -bir umut- yürütmeye çalışıyor.

Çevreme bakıyorum; Türkiye’deyim, Asya ile Avrupa arasında sıkışmış bir coğrafyada falcıdan, gelecekte başıma neler geleceğini dinliyorum.

Neden?

Çünkü biz, analiz etmek, kendi hayatımızı yönlendirmek, hayatımız için çaba harcamak yerine, kaderimizi başkalarının istekalarına bırakıp yaşamda sürüklenmeyi tercih ediyoruz.
Bize uzun vadeli planlar yapmayı değil günü kurtarmayı, kendimiz için savaşmayı değil başkasından beklemeyi, sorun çözmeyi değil sineye çekmeyi, girişimci olmayı değil -sallabaşını al maaşını- zihniyetini öğretiyorlar.

Öyle ya! Bakın, yine onlar suçlu!

Falcıların kehanetleri çoğunlukla tutuyor, çünkü onlar karşılarındaki hayatın olasılık hesaplarını, kişilerin kendisinden daha iyi yapıyor. Üstelik karşılarındakini yönlendirebilme becerileri de var. Bu ülkede binlerce cafede, binlerce evde paralı-parasız bir sürü gelecek tahmini yürütülüyor ve herkes kaderini başkalarının kehanetlerine büyük bir huşu içinde bırakıyor.

Hayatımızın rol kodlaması aslında peri masallarıyla başlıyor. Kızlar hep kurtarılan, beyaz atlı prenslerse hep kurtaran rolünde. Kurtarılan prensesler ve kurtarıcı prensler “daha sonra hep mutlu” yaşıyorlar idi. Oysa devir değişti. Günümüzde yaşam koşulları o kadar zorlaştı ki, prensler de kendilerini kurtaracak birilerini arıyor. Sonuçta masalların da değişme zamanı geldi.

Bu yüzden Shrek 3’de Hollywood yapımcıları olaya el atmış ve ezberimizi bozmuş. Artık Fiona hamile bile olsa kendi işini kendi görüyor. Diğer prensesler de öyle. Yeni nesiller bu yeni tip “peri masalları” ile yetişecek.

Bakalım bizim yeni rol kodlamalarını özümseyip hayata geçirmemiz ne kadar zaman alacak?

O güne kadar falcılarımızın sırtı yere gelmeyecek, fal işinden çok iyi para kazanacaklar. Biz ise prensini bekleyen nesil ile kendi işini kendi gören nesil arasında ikircimleri ile Mehter Marşı eşliğinde hayatımıza devam edeceğiz.

Fala inanmayıp falsız kalmayarak…

Haftanın kitap önerisi:
Sistem Yayıncılık tarafından yayımlanan Ramazan Yıldırım’ın “Yaratıcılık ve Yenilik” kitabı önce düşünmeyi irdeleyerek başlıyor söze. Fikir üretme süreci, sorun çözme, mevcut durumun tanımlanması ve sonuçların değerlendirilmesi, vizyon geliştirme, ürün tasarımı ve ürün geliştirme gibi başlıkları tek tek inceliyor. Zaten söze Mevlana ve Borges’ten alıntıyla başlamış. Kesinlikle dikkate değer bir çalışma…
 

Mürsel Sezen

Yorumlar

emine   3 Eylül 2007, Pazartesi

merhaba.Ben kendi kaderimi baskalarının eline bırakmadıgım gibi kendi falımada ´neyse halım o cıksın falım´ diye baslar ve falıma kendim bakarım..bugun yine falımda yeniden ii bi gün gecirecegimi yeniden bembeyez bi sayfa acılacagını,okulumu en ii sekilde bitirecegimi, hatta bi ara hayırlı bi kısmette gördüm,beyaz atlı prensim rüyalarımdaki gibiydi,ve en güzelini en sona söyledim kendimi Türkiyenin en ii şirketlerinin birinde halkla ilişkiler uzmanı olarak gördüm demekki büyükkk bi kısmet geliyo ne dersiniz. ee ne yapalım insan umut ettigi sürece yasar bakalım yarınki falımda neler cıkacak:-)hepinize bol sanslar

yasin aydın   27 Eylül 2007, Perşembe

Gerçekten çok güzel ve etkileyici bir yazıydı."Bundan sonra yapacaklarıma daka dikkatli karar vereceğimm."desem bu sefer de size uymuş oluyorum şimdi n´olacak.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.