Yazım, sandığınızdan önemlidir...

Haberler - 11 Aralık 2007, Salı
Merhaba

Çok yaşlı olmasam da iletişim sektöründe (medya ve halkla ilişkiler) 15 yılı geride bıraktıktan sonra, benden daha büyüklerin affına sığınarak, benden daha genç ve özellikle henüz öğrenci olan meslektaşlarıma küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum.

Sektöre girdiğinizde binlerce rakibinizin arasından sizi farkettirecek, öne geçmenizi sağlayacak unsurlar gözle görülür, elle tutulur, belirgin, her yönüyle tanımlanmış kriterler değildir. Ayrıntı düzeyindeki unsurlar sizi öne çıkarır.

Bu "ayrıntılardan" biri de yazım kurallarıdır. Yazım kuralları ve dilin kullanımı işverenlerce zannettiğinizden daha önemli bir kriterdir.

"Ya da" yerine "Yada" yazan, "Herkes" yerine "Herkez" yazan, soru eklerini ayırmayı unutan (unutmamalıyız değil mi?) arkadaşlarımız, bu basit kuralları öğrenen arkadaşlarımızdan bir adım geride iş piyasasına girecektir.

Yazım kurallarına uymak çok zor değildir. Bu yolla, birkaç bin kişiyi iş piyasasına ilk girdiğiniz andan itibaren geride bırakabilirsiniz.
Türkçe'yi güzel kullanmaktan zevk almasanız bile, kendi çıkarınız için dilimizi güzel kullanın.

Biraz düşünmekle kendiniz için iyi birşeyler yapmanız mümkündür. Yukarıda sözünü ettiğim iki basit kural hatasını yapan bir öğrenci arkadaşımızın mesajı PR İletişim Platformu mail grubunda yayınlandı. Bu haberleşme grubu içinde işveren düzeyinde birçok meslektaşımız bulunuyor. Soru sormak amacını taşısa bile gruba gönderdiğiniz her mesaj sizin o insanları etkilemek için elde ettiğiniz bir şanstır. Sizce de mesajlara yüksek oranda dikkat göstermeye değmez mi?

Selam ve saygılarımla.

Mehmet Bozalp

Yorumlar

yasın   11 Aralık 2007, Salı

MEHMET BEY, YAZDIKLARINIZ GERÇEKTEN BİZ YENİ MEZUN GENÇLERİN DİKKATİNDEN KAÇAN NOKTALAR. SİZE TEŞEKKÜR EDER BU GİBİ DERİN AYRINTILARI BİZMLE HER DAİM PAYLAŞMANIZI BEKLERİM.

SAYGILARIMLA...

Şafak CAN   13 Aralık 2007, Perşembe

Açıkçası ben de rahatsız oldum.. Mesela, bu sayfadan türlü örnekler gösterilebilir bu vahim duruma.. Türk diline gösterilmeyen/gösterilemeyen titizlik, doları ütüleyip, Türk Lirasını kıvır-yırt-yapıştır misali adeta.. "Halkla İlişkiler öğrencisiyim"le başlayan cümlelerdeki bozuklukların farkına varmadan, halkla ilişkiler uzmanlığına kalkışmak abesle iştigal değil mi?.. Selâm ile..

merve   13 Aralık 2007, Perşembe

Aydnlattığınız için çok teşekkür ediyorum.Gerçekten ufak ayrıntılar bazen büyük sorunlara yol açabiliyor.

topaaac   22 Aralık 2007, Cumartesi

Guzel anlatmissin, ancak birseyler boyle yazilmaz:D. "sey" zamirdir ve daima ayri yazilir:D

KAAN ÖZTAMUR   22 Aralık 2007, Cumartesi

GERÇEKTEN ÇOK HAKLISINIZ...
EĞER HALKLA İLİŞKİLER BİLİMİ İLETİŞİMİN ÖNEMLİ BİR ÖĞESİ İSE , İLETİŞİMİNDE TEMEL ÖĞESİ DİLDİR.DİL OLMADIĞI SÜRECE NE KARŞINIZDAKİ KİŞİYİ İKNA EDEBİLME ORANINIZDA BİR HAYLİ DÜŞÜK GÖZÜKÜYOR...

gülşen   23 Ocak 2008, Çarşamba

ilk başta bu güzel uyarı ve öğütleriniz için teşekkür ederim. bencede bir halkla ilişkilerci yazım kurallarına dikkat etmeli,Türkçe´yi kurallarına uygun kullanmak gerektiğini ve bunun önemini bende hatırlatmak isterim...

cengiz dalıkılıç   28 Ocak 2008, Pazartesi

halkla ilişkiler bir bilim midir!? halkla ilşkiler bir disiplindir. tıpkı reklam gibi, pazarlama gibi.
ayrıca; "bir şeyler" değil midir doğru yazım?
bence sizler, yani mesleğin ileri gelenleri, öğrencilerin hepsini aynı kefeye koymamalı ve sizlere başvuran yeni mezunlara önyargılı davranmamalısınız.

serdar gurcay   18 Şubat 2008, Pazartesi

Dil, iletişimin adeta mihenk taşıdır. Bence de konu hakkındaki söyleminizde sonuna kadar haklısınız. Ama tüm yeni mezunları lekelemek doğru değil diye düşünüyorum.

Enver Uçarer   21 Şubat 2008, Perşembe

Merhaba Mehmet Bey;

"Fark etmek" ve "bir şeyler" ayrı olarak yazılır. Bence de yazım kurallarını önemsemek ve bilmek önemlidir.

hacer   21 Şubat 2008, Perşembe

KONUYA FARKLI BİR AÇIDAN BAKARSAK DİL BİLGİSİ VE TÜRKÇE DERSLERİ İLKOKULDAN BU YANA BİZLERE ÖĞRETİLEN TEMEL DERSLER ARASINDAYDI.GÜNÜMÜZ EĞİTİM SİSTEMİNDE ORTAOKULDAN LISEYE KADAR DEVAM EDEN BİR SINAV SERİSİ YÜZÜNDEN(OKS ÖSS VS) ÖĞRENCİLER BU DERSLERİ SADECE YAPMAK ZORUNDA OLDUKLARI SORULAR NEDENİYLE ÖĞRENMEYE ÇALIŞTILAR.EZBERCİLİK DENEN İLLETE BAŞVURARAK O AN İÇİN ÖĞRENDİKLERİNİ SANDILAR.SONUNDA ÜNİVERSİTELERE GİRDİLER FAKAT TEMELSİZ BİR ŞEKİLDE.OKULDA O KADAR ÇOK BİLGİSİZ İNSANLAR VARKİ AKILLARA ZARAR.EZBERCİ SİSTEMİN İNSANLARİN 3 SAATTE HAYATLARININ DEĞİŞTİĞİ BU EĞİTİM SİSTEMİNİN SONUÇLARINI KİŞİ MEZUN OLUP BİR İŞE GİRDİKTEN SONRA ANLIYOR.ÖĞRENCİ DOĞAL OLARAK O TEMELSİZLİĞİ O EZBERCİLİĞİN GETİRDİĞİ FACİAYI O ZAMAN FARK EDİYOR.BİZ ÖĞRENCİLER YARIŞ ATI GİBİ KOŞTURULMASAK ÖĞRENCİ KENDİ DİLİNİN KURALLARINI O ZAMAN SADECE ´ZORUNLULUK OLMADIĞI´İÇİN HAKKINI VEREREK KENDİ DİLİNİ EN İYİ ŞEKİLDE ÖĞRENECEKTİR.BU SADECE İŞ HAYATINDA DEĞİL ÖRNEĞİN; ECZANELERDE BİLE BU HATALAR (YAZIM KURALLARI ANLATIM BOZUKLUKLARI ANLAM KAYMALARI) ÇOĞU KEZ YAPILIYOR ´´AĞRISIZ KULAK DELİNİR´´´CÜMLESİNDEKİ BOZUKLUK GİBİ CÜMLENİN DOĞRUSU ´´KULAK AĞRISIZ DELİNİR´´´ DİR.(BU DOĞRU CÜMLEYİ ECZANELERDE GÖREN VE AĞRISIZ KULAKLARININ OLDUĞUNU DÜŞÜNEN VAR MI?:):):)

DERYA TOPSAC   3 Mart 2008, Pazartesi

Mehmet Bey tavsiyeleriniz için sağolun.Keske herkes sizin gibi bize yol gösterse.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.