Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber

Köşe Yazısı - 7 Mayıs 2011, Cumartesi
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu
Mayıs ayının ikinci Pazar günü “Anneler Günü”...
Dilimize pelesenk olmuş ifade ile kesinlikle bir gün ile sınırlanamayacak olsa da, bu günü takvimimize mutlaka düşmemiz gerekiyor.
Ben de bu hafta, bu yaklaşımla, bu konuda ama biraz da farklı yanından yazacağım. Evlatlarının istikballeri için, onlarla beraber yeniden okul yollarını arşınlayan, okul sıralarını ve sınav heyecanını yaşayan annelerimizin bu fedakârlıklarının karşılıksız kalmamasına değineceğim.
Girişte, satır arasında bu anlamlı günün bir gün ile sınırlanmaması gerektiğini vurguladım. Ama kabul etmemiz gerekir ki, içinde yaşadığımız konjonktürde kabullensek de, kabullenmesek de bizler “pazarlama guruları”nın güdümündeyiz. İster istemez belli dönemlerde “tüketim eğilimine” sokuluyoruz.
Kelime olarak tüketim eğilimine sokulmayı pek benimsemesek de bu yönlendirmenin olumlu yönleri de var. Bu sayede ihmal ettiğimiz sevdiklerimizi iteklenerek de olsa (böyleleri de var) anımsıyor, hediyeler alıyoruz. Olumsuz bir yanı, adeta mutluluktan sarhoş da etmemiz. Zira, Mayısın ikinci pazarında tattırdığımız hazzı sonrasında özletiyoruz annelerimize. Esnaf içinde hem iyi hem de kötü oluyor. Çünkü esnaf 14 Şubat’ta, yılbaşında ve benzeri birkaç gün de olduğu gibi yüksek hacimli satışlar yapıyor, sonrasında ise sinek avlıyor. Oysa ebeveynlerimizi her zaman anımsasak, alış verişlerimizi tüm haftalara yaysak her şey daha dengeli olmaz mı?
Bende eskilerde bu konuda daha tutucu olduğumu anımsıyorum. Oysa şimdilerde tüketim çılgınlığına kaçmadan bu sembolik günleri yaşamamız gerektiğine inanıyorum. Hele son hafta ofiste arkadaşların hediye seçme konusunda yorumları, kardeşleriyle telefon trafikleri o kadar hoştu ki. Birisi ben her yıl ayakkabısını alırım derken, diğerinin biz her yıl tüm kardeşler havuz oluşturur evinin bir eşyasını yenileriz benzeri ifadelerini duyduk hafta boyunca. Ama güzel bir çift söz, bir demet kır çiçeği de aslında onların mutluluğu için yeterli.
Ama bence onları en mutlu eden şey, çocuklarının mürüvvetleri…
Doğum, sünnet, askerlik, evlilik diye sıralanırdı eskiden “mürüvvet”ler. Ama son yıllarda bir başka mürüvvet, “sınavı başarma” belki de bunların hepsinin önüne geçti. Bu öyle bir mürüvvet ki, adımları, temeli iyi atılmışsa zaten evlatları için daha iyi bir evlilik, daha iyi bir yaşam, daha mes’ut torunlar ve gelecek olabiliyor zaten. Bu mürüvvet ebeveynlerimizin, özellikle de annelerimizin adeta göz bebekleri olan çocuklarının eğitimleri. Okullar, dershaneler, testler, sınavlar, sınavlar…
Mayıs ayının başında “Anneler Günü”. Ama öncesinde, sonrasında haziran’ın üçüncü haftasına kadar yayılmış kader (!) sınavları ve o sınavlarda, sınavlara hazırlanmada her an çocuklarının yanı başında olan elleri öpülesice anneler…

Çocukları İle Beraber Sınava Hazırlanıyor, Aynı Heyecanı Yaşıyorlar

Veli – aile desteğinin sınavlarda ne denli etkili olduğunu hem kendi sınava hazırlanma dönemimde annemin şehirlerarası boyutta verdiği destekten, hem her biri yetişkin çocuklara sahip yakın çevremdeki ebeveynlerin yaşam takvimlerini bile çocuklarına göre ayarlamalarından, hem de bir dönem görev yaptığım eğitim camiasındaki gözlemlerimden hareketle çok net olarak biliyorum. Eğitim kurumları da zaten bu bilinçte ana - baba okulu uygulamaları yapmakta, sınavlara hazırlanan sevgili gençler kadar onların velileri için uzmanlarla velileri buluşturan seri konferanslar düzenlemektedirler. Veli veya akademisyen olarak katıldığım bu toplantılarda ebeveynlerin, özellikle de annelerin heyecanının neredeyse çocuklarınınkinden daha fazla olduğunu hep hissetmişimdir.
Eğitim kurumları dışında da bu hassas konuya daha kapsamlı yaklaşan farklı sivil toplum örgütleri var. Ailelere farklı destek programları geliştiriyor ve uyguluyorlar. Çünkü, çocuklarına iyi niyetle tüm maddi koşulları sağlayan, destek olmaya çalışan ebeveynlerin evlerinde de farklı gerginlikler yaşanabiliyor. Sonuçta tümüyle sınava odaklanmış gençlerin bundan etkilenmemesi mümkün değil.
Bir de ekonomik sıkıntı içerisindeyken bile, daha iyi gelecek sağlayabilmek adına kendi zorunlu gereksinimlerinden de feragat edip çocuğuna her türlü yayını alan, onu dershaneye gönderen ebeveynler de var ki, onları bu çabalarından, emeklerinden ötürü bir kez daha kutluyorum.
Eminim Sevgili yavrularımız da ailelerinin bu emeklerini boşa çıkarmayacak, annelerinizin yüzlerini sınav sonunda da, yaşam boyunca da güldüreceklerdir.
Biz erişkinlerin yazdığı mecraları yaşları ve ilgileri gereği yeterince takip edemiyor olsalar da, ebeveynlerinden bu kez bize aracılık etmelerini talep ederek göz bebeğimiz, geleceğimiz olan evlatlarımıza Anneleri adına buradan seslenmek istiyorum:

Sınavlara Hazırlanan Genç Arkadaşlarım,
Siz de biliyorsunuz ki, sınavlarda de bir puan ile sıralamada on binlerce kişi yer değiştirebiliyor. Sadece bir sorunun daha fazla yanıtlanması ve okul başarı puanınız bu açıdan çok önemli. Bu yüzden okul mezuniyeti ortalamanız, ne kadar yüksek olursa o kadar iyi. Sınavların tüm müfredatı kapsayacak denli geniş olması, son konulardan dahi soru gelmesi, okulun asılmamasını bir anlamda zorunlu kılıyor. Karne notunun sınava olan etkisini bu açıdan önemsemeniz, öğretmenlerinizle de iyi diyaloglar içerisinde olmanız gerekiyor. Sevgili öğretmenlerimizin de sizin bu önemli günlerinizde size daha hoşgörülü, daha yapıcı ve yönlendirici olacaklarına inanıyorum.
Elbette adeta gölge gibi her daim yanı başınızda olan, sınav yolunda en az siz evlatları kadar emek veren, sınav stresi yaşayan velilerinize, özellikle de annelerinize de ek sorumluluklar düşüyor. Bu sorumluluk; sadece size sınava en iyi hazırlanma koşullarını sağlamak, moral destek vermek yanında öğretmenlerinize, okulunuza da çok daha yakın olmalarını, onlarla diyalogları sürdürmelerini de gerektiriyor. İnanıyorum ki, Sevgili Annelerimiz çocuklarını sıkmadan, daraltmadan, ilgilerini bir dört, altı hafta daha samimi bir şekilde ortaya koyacaklardır.
Bu vesile ile üzerlerine titredikleri çocuklarının da sadece okul sınavlarında değil, yaşamın diğer sınavlarında da Onların yüzlerini güldürmelerini dileyerek her zaman yüzü gülen, bizlerle gurur duyan annelerin çocukları olarak; cennetin ayakları altına serildiği tüm annelerimizin gününü kutluyor, ellerinden öperek sevgilerimi paylaşıyorum.

Recep Ali Aksoylu 
raksoylu@gmail.com

5717 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Askıda Mama ile Patilere Can Oluyorlar   536 gün önce eklendi
Küçük şeylerden de mutlu olabiliyoruz   549 gün önce eklendi
İçimiz dışımız Korona, hepimizi aldı horona   605 gün önce eklendi
Milli tamam, Türk Malı Yerine Yerli Üretim Ne Kadar Doğru?   683 gün önce eklendi
Nihayet Makamının Müzikleri ile Afife Tiyatro Ödülü Burçak Çöllü'ye...   926 gün önce eklendi
İnsana saygı...   1267 gün önce eklendi
Yük taşıdıkça ağırlaşır...   1349 gün önce eklendi
Kötünün kötüsü bir çalışma!   1396 gün önce eklendi
İnsanı çaydan soğutan reklamlar   1448 gün önce eklendi
Çayluktan Kürsüye...   1841 gün önce eklendi
Ekilen Biçiliyor   2168 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   2230 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   2295 gün önce eklendi
Kampanya kime neden yapılır?   2311 gün önce eklendi
İthal çay tüketenlere lafım...   2330 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   2574 gün önce eklendi
Alkışta Cimri Olmayalım   2708 gün önce eklendi
Feshane'nin ardından...   2766 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   2834 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   2991 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   3041 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   3075 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   3203 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   3240 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   3256 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   3306 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   3316 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   3335 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   3355 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   3361 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   3380 gün önce eklendi
TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   3546 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   3702 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   3772 gün önce eklendi
• Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   3858 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   4017 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   4022 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   4097 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   4109 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   4184 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   4279 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.