Ortadoğu'ya İletişim Hizmetleri İhracatı

Makaleler - 9 Ocak 2012, Pazartesi

Türkiye’nin Ortadoğu’da yükselen yıldız olmasında global iletişim olanaklarının etkin şekilde kullanılmasının payı büyüktür. Günümüzde en etkili güç toplumları harekete geçiren kitle iletişim araçlarıdır. Buna iletişim devrimi de denilebilir. Türkiye’nin bölgedeki tanıtımına iletişim faaliyetlerin en önemlisi bölge’de beğeni ile izlenen Türk filmleridir. Bölge’de Türk dizilerine ilginin artması Türkiye’nin ihracatına da katkısı olmuştur. Ancak bu filmler belli bir noktadan sonra etkisini kaybedecektir. Hatta bölgede şimdiden dizilere karşı tepkiler kendini göstermeye başladı. Bundan sonra Türk dizilerine olan ilginin azalacağı yönde görüşler sempozyumlarda sık sık dile getirilmektedir. Bununla birlikte bölge kültürüne hitap edebilen diziler etkisini sürdürecek. Bölge’de Türkiye’nin yükselişini sürdürmek için yeni iletişim projelerine şiddetle ihtiyaç vardır.
Bölge’de Türkiye’nin etkili bir güç olması ve onu destekleyen Türk yapımı dizilerin etkisi Türk ürünlerine ilginin artmasına katkısı olmuştur. Elbette bu dizilerin etkisi ilelebet devam edecek anlamına da gelmez ve böyle bir beklenti içerisinde olmak da hata olur. Bölge’de dizilere olan ilgi belli bir doyuma ulaşmıştır. Şuan dizilere tepkiler de artmaktadır. Örneğin sempozyumlarda Türk dizilerinin boşanma oranının artmasına neden olduğunu sık sık dile getirilmesi ve dizilerden fazla etkilenmemek ve dizilere daha çok zaman ayırmamak için bölgenin iletişim uzmanları/yetkilileri dizilerin sıkı bir süzgeçten geçirilmesi gerekliliğini özellikle vurgulamaktadırlar.  

Türk filmleri Türkiye halkının bölge ülkeleri ile olan ilişkilerinin geliştirilmesi ve bölge halkları ile yakınlaşmasına, ülkenin ürün ve hizmetlerin ihracatının artmasına katkısı olmuştur. Bölge’de özellikle inşaat ve gıda sektörlerinde en etkili Ülke Türkiye’dir. Ancak hizmet sektöründe Özellikle PR ve Reklam projelerinde çok zayıf bir konumundadır. Ve eğitim ve sağlık hizmetleri sektöründe yok denecek kadar az. Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve gerek imajının yükselişinin sürdürebilmesi için bir an önce PR ve Reklam hizmetlerini bölgeye taşımalıdır. Arap baharının karışıklığını avantaja çevirmenin tam zamanıdır. Şuan bölgeye Siyasal İletişim Projelerinin ihracatı yapmanın tam zamanıdır. Bu hizmetlerin bölgeye taşınması bölgedeki şiddeti minimize edecek daha güvenli ve istikrarlı bir bölge getirilmesine katkısı olacaktır. Bu bağlamda bu hizmetlerle Türkiye bölgedeki karışıklıktan nemalanmaktan ziyade faydalı olacak hizmetlerle etkisini pekiştirmiş olacaktır.
 Ortadoğu bölgesi Türkiye PR ve Reklam firmaları için büyük bir pazar ve kaçırılmayacak bir fırsattır. Bu fırsatların başında Türkiye’nin bölge’de etkili bir siyaset gücüne sahip olması, ve ortak değerlerinin oranın yüksek olmasındandır. Türk firmalarının istikrarlı büyümesini sağlamak; yani Türkiye’nin istikrarlı büyümesini sağlamak için “Made in Turkey” damgalı ürünlere yüksek ilginin sürekli hale getirilmesine bağlıdır. Bölgedeki halk hareketleri, diğer bir ifade ile, bölgeye siyasi pusunun çökmesi ve tabandan gelen çöl fırtınasından dolayı yakın mesafeyi görmek; yani geleceği görmek çok zor. Dengeler çok hızlı bir şekilde değişebiliyor. Bu pusu ve fırtınada en hızlı yol alabilecek; dezavantajları fırsata çevirebilecek ülke Türkiye olabilir. Çünkü bölge halklarının temel dokularını ve taleplerini en iyi anlayan ve an iyi okuyabilen toplum Türkiye’dir.

Bundan sonra Ortadoğu hiçbir zaman eskisi olmayacak. Şuan İletişim Projelerine şiddetle ihtiyaçları var. “Ortadoğu ülkelerine demokrasiyi askeri müdahalelerle değil; iletişim faaliyetleri ile götürmek mümkündür.” Ortadoğu’nun yakın tarihine bakılırsa, askeri müdahaleler denenmiş ancak başarısız olunmuştur. Arap baharıyla Ortadoğu, askere müdahalelere müdahil olmuştur. Bir çok ortak paydalara sahip Türkiye’nin tecrübeli PR ve Reklam firmaları Siyasal İletişim Projelerle bölgeye ileri bir demokrasiyi taşıyabilecek tecrübe ve donanımlara sahiptir. Bu projeleri geliştirirken Türkiye’nin bütün siyasi kurumlar, Sivil Toplum Kuruluşları, Türk Eğitim Kurumları ve Bölge Eğitim Kurumlarından destek alınmalıdır. Bölge’de Türkiye iletişim ajanslarının ofisleri, eğitim ve sağlık kurumlarının olmaması büyük bir eksikliktir. Bölgedeki gelir düzeyi yüksek olan ailelerin çocuklarını ABD, İngiltere ve Fransız eğitim kurumları eğitiyor. Bu aynı zamanda aslında uzun vadeli bir PR faaliyetidir. Bir kültür ihracatıdır. Örneğin Ürdün Lübnan ve Suriye’deki Amerikan Üniversiteleri yerine ODTÜ’nün bir kampusu neden yok? Ya da başka bir Üniversite’nin kampusu neden yok. Eğitim kurumlarının bu ülkelerde olması ürün ve hizmetlerimizin ihrac edilmesinde de katkısı olacaktır.
Türkiye, ihracatı sadece ürün olarak görmemeli; hizmetlerin ihracatını da önemsemelidir. Bu, bölge halkı için de uzun vadede son derece faydalı olacaktır. Zaten bölge halkının tabanı, bu beklentilerini açıkça dile getirmektedirler. “Siz buraya gelmezseniz başkaları gelir… tecrübelerinize ihtiyacımız var…” şeklindeki görüşlerini açıkça dile getirmeleri tarihi bir fırsattır.

Ürün ve hizmetlerin bölgede tutundurulması için iletişim faaliyetlerine hız verirken karşılaşılacak engellerin de bilinmesi elzemdir. Siyasal İletişim Projeleri uygulamada bölge halklarının toplumsal yapısı, mevcut yönetimlerin yaklaşımları ve demokrasi kültürünün eksikliği en önemli engellerdendir. Bundan dolayı öncelikle etkili siyasal iletişim projelerinin uygulamalarının önünü açacak ön projelerin geliştirilmesi gerekmektedir.
Örneğin, Suriye’nin en büyük sıkıntısı, iletişim kanallarının tıkanmış olmasıdır. Tarafların amacına ulaşmasında ve aktörlerin başarılı olmasını sağlayacak etkili bir yerel ve uluslararası medya kampanyası olmaması ve siyasal muhalif grupların amaç ve beklentilerini geniş bir tabana yayılmaması bölgenin uzun sürecek bir karışıklığa sürüklenmiştir. Ve  muhalefetin zaman zaman kendi içinde bölünebilmesi de tehlikenin boyutu arttırmaktadır. Birleştirici unsurları dile getirecek kampanyaların olmaması, grupları birbiriyle çatışmaya sürüklemektedir. Bu karışıklığının süresini kısaltmak için toplumu yönlendirecek, komu oyu oluşturacak, profesyonel siyasal iletişim faaliyetleri ile mümkündür. Her ne kadar bu faaliyetlerin önündeki en önemli engel, o ülkelerdeki medyanın özgür olmaması gibi gözükse de temel neden profesyonel iletişim projelerinin olmamasıdır. Çünkü şuan sosyal medyanın kontrolsüz ve abartılı bir şekilde kullanılması halk hareketlerinin öfkesi kızıştırılmaktadır. Bu da sivil kayıplarının arttırılmasına ve uzun sürecek tehlikeli bir karışıklığa sürmektedir. Ortadoğu’da kitle iletişim araçları ile profesyonel iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi için alternatif medya kanalları kullanılabilir. İnternet sosyal medya ağları ve uluslararası faaliyet yapan medya grupları; Aljazeera, BBC Arapça, TRT Arapça gibi medya kanallarıyla faaliyetleri sürdürmek mümkündür.
Demokrasinin olmadığı bir yerde siyasal iletişim faaliyetleri projelerinden bahsetmek ve bunları pazarlamak çok zor gibi görünse de tabandan gelen büyük bir talebin olması bu fırsatı doğuruyor. Bu aynı zamanda bakir bir pazarın olduğunun da göstergesidir. Bu taleplerini karşılamak için iletişim kanalları keşfetmek gerekir. Bölgeye münhasır özel projelerin geliştirilmesi elzemdir. Siyasal iletişim projeleri için özel bir çalışma ve detaylı bir araştırma gerektiğinden dolayı başka bir makalede ele alınmalıdır.

Bölge’ye PR ve Reklam hizmetlerinin ihracatının önü açıktır. Şuan bölge karışık olmasına rağmen ihracatı yapılabilecek en kolay hizmetlerden birisidir. Çünkü hizmetlerin bölgeye ulaştırılması, sevk edilmesi en kolay ihracattır. Bölgedeki reklam ajanslarıyla ortak projeler geliştirilebilir. Reklamcılıkta tasarım, yaratıcılık, ve reklam yazarlığı yok denecek kadar az. Bölge’deki uluslararası firmaların reklamları ise çoğu yurtdışından geliyor. Ama onlar da fazla etkili olamıyorlar. Bölge kültürüne çok yakın olan Türkiye bunu başarabilir. Şuana kadar Türkiye sadece ürünlerini sevk etti. Bundan sonra sevk ettiği ürünlerin bölge’de tanıtımı ve tutundurması için reklam ve PR hizmetlerini ihrac etmesi gerekiyor.
Ortadoğu’da faaliyet yapan bir çok firmanın üst düzey yöneticileri marketlerdeki Türk ürünlerinin üzerindeki dizaynların resimlerini çekip bize “bunun aynısını istiyorum demeleri…” bölgede bu alandaki eksikliğin ne derece olduğunun ifadesidir. Ama profesyonel iletişim faaliyetleri yapan firmalar da vardır. Bu firmalar daha çok Avrupa ve ABD yönetim sistemlerinin tecrübelerinden yararlanan firmalardan oluşmaktadır. Bu konuda aşağıdaki örneğe dikkatinizi çekmek isterim.
Ortadoğu’da et konserve sektöründe en etkili firması olan Technical Food Industries (Suriye ve Dubai) profesyonel Reklam ve PR faaliyetleri ile son iki yılda yıllık %50 civarında büyüme hızıyla “Hana” markasıyla pazarın hakimi olmayı başarmışdı. Oysa daha önce Technical Food adı henüz bilinmezken, bu sektörde bölge’de çok sayıda firma üretim yapıyordu. Technical Food’un PR ve Reklam faaliyetleri ile pazarın büyük bir çoğunluğa ulaştıktan sonra kalite standartlarına yatırım yaparak sarsılmaz bir şekilde pazarı elinde tutmayı başardı.
Bu alandaki eksikliklerini fark eden diğer firmalar arayış içerisine girdiler. Bundan dolayı aynı sektörde faaliyet yapan daha önce herhangi bir ajansla çalışmayan Lübnan’daki Agricultural Development bir ajansla anlaşarak Kurumsal Kimlik ve Konsept değiştirme kararı aldı. Reklam ve PR faaliyetlerine hız verdi.
Sonuç olarak Türkiye ihracatının artışının sürdürülmesi, etkin bir aktör olarak prestijinin korunması, ürünlerinin tutundurulmasının sağlanması ve devam ettirilmesi, bölgede kurulacak yeni sistemlerin; bölgenin mikro ve makro ekonomik sistemlerin en önemli parçası olabilmesi için Reklam hizmetleri, PR Proje hizmetleri ve Siyasal İletişim Proje hizmetlerinin ihracatını da önemsemesi gerekmektedir.

Erkan Şerefoğlu
erkanserefoglu@yahoo.com

Mehmet Bozalp

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.