MARKA İNSANLAR

Haberler - 5 Şubat 2008, Salı
Günümüzde marka olmak çok büyük önem taşıyor. Öyle ki, firmaların ayakta kalması ve uzun yıllar faaliyetlerini devam ettirebilmesi için; kendisini rakiplerinden farklı kılan üstünlükleri, insanların gönlünde taşıdığı değeri ve akıllarda yer tutması gibi nedenlerden dolayı bir marka olması adeta zorunluluk arzediyor.

Aynı durum biz insanlar içinde geçerli. Herhangi bir konuda akla gelen kişi olmamız bizim marka olduğumuzun da ipucunu veriyor. Kişisel olarak yapılan işler, sunulan hizmetler, bilgi ve beceriler, başarılar bizi diğer insanlardan üstün kılan özellikler olmakla birlikte bize, bir marka olmanın da yolunu açıyor.

Marka olmak sadece iyi giyinmek, iyi konuşmak gibi dış görünüşle de yeterli olmamaktadır. İmajla birlikte, güven, bilgi ve çalışma bütünlüğü de olmalıdır.

Mimar Sinan, bir markadır. Türk mimarımız, dünyanın en büyük yapı sanatçılarından biridir. Osmanlı Devletine mimari açıdan kazandırdığı eserler ile bir marka haline gelmiştir. Eserleri onu, mimar denince akla gelen bir kişi yapmıştır.

Mimar Sinan, çeşitli kaynaklara göre; 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 okul ve darülkurra (Hafız yetiştiren okul), 22 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa, 7 su yolu kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar ve mahzen, 48 hamam olmak üzere sayılamayanlarla birlikte üç yüz elliyi aşkın yapı gerçekleştirmiştir.

Edirne ilimizde yer alan Selimiye Cami yine Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Mimar Sinan’ın ilk önemli yapıtı İstanbul’daki Şehzade (Mehmet) Camii için kendi ifadesiyle çıraklık dönemim demiştir. Yine Osmanlı-Türk mimarlığının en önemli yapılarından biri olan Süleymaniye Camine ise kalfalığımın eseridir diyen Sinan, Edirne de yaptığı Selimiye cami için ise ustalığımın eseridir demiştir. Mimar Sinan’ın bu görkemli yapıları ise onu mimari açıdan dünyaca ünlü bir insan yapmıştır.

Mimar Sinan’ın eserleri günümüzde yerli ve yabancı turistler tarafından meraklı gözlerle gezilmekte, genç mimarlar tarafından eserleri incelenmekte ve örnek alınmaktadır.

Mimar Sinan’ın dünyaca ünlü bir marka olmasının yolculuğu, Osmanlı Devleti döneminde uygulanan ve orduya asker yetiştiren ‘’Acemi Oğlanlar Ocağı’nda’’ başlamıştır. Acemi Oğlanlar, başka işlerin yanı sıra yapı işlerinde de görev yapmaktaydılar. Mimar Sinan, katılmış olduğu seferlerde görmüş olduğu değişik yapıları ve eserleri incelemiştir. Ordu da önce subaylığa yükselmiş sonra zemberekçibaşı olmuş (teknisyen) son olarak da sermimaran-ı hassa (saray baş mimarı) olmuştur. Sinan’ın bu şekilde ilerlemesi, orduyla birlikte katılmış olduğu seferlerde gemi, köprü.. gibi eserleri meydana getirmesi ile olmuştur. Saray baş mimarlığı bugünkü bayındırlık bakanlığına eş düşmektedir. Mimar Sinan bu görevini ölümüne değin sürdürmüştür.

Mimarlık konusunda bir örnek verilmek istense bu yazıda da anlatıldığı gibi ilk akla gelen Mimar Sinan ve eserleri olmaktadır. Ordunun en alt kademesinden başlayan yolculukta büyük küçük bir çok eser meydana gelmiş ve bu eserlerin ünü dünya da yankı bulmuştur. Bugün Mimar Sinan’ın marka olmuş ismi okullara, kütüphanelere, sokaklara ve akla gelebilecek çeşitli yerlere verilmektedir.

Sakıp Sabancı, yine Türkiye’nin kişisel bir markasıdır. Sakıp Sabancı’nın Türkiye’nin birçok yerinde fabrikası ve iş yeri bulunmaktadır. Sabancı Türkiye’nin 52 merkezinde 109 kalıcı eğitim, sağlık ve kültür tesisi bırakmıştır. Sabancı, geride bıraktıkları ile de Türk insanının hafızasında yer tutmaktadır.

Sabancı, iş hayatına, 1948’te Akbank’ta stajyer memur olarak başlamış, BOSSA Un Fabrikasında veznedar olarak devam etmiştir. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yapmış, 1966’ da Türkiye’deki ilk polyester, elyaf ve iplik fabrikası SASA’yı kurmuş ve 1967’de de kardeşleriyle birlikte HACI ÖMER SABANCI HOLDİNG A.Ş’ yi kurarak yönetim kurulu başkanı olmuştur. Sabancı, 1974 yılında LASSA’yı (BRİSA), 1981 de AKINTERNATIONAL BANK, 1988 de SABANCI CENTER, 1994 yılında TOYOTASA, DANONESA, CARREFOURSA’yı kurmuştur. 1999 yılında da Türk eğitimine katkıda bulunarak Sabancı Üniversitesini açmıştır.

Sakıp Sabancı, sadece bir sanayici, bir zengin işadamı olarak kalmamış halkla bütünleşmiş bir isim olma başarısını da göstermiştir. Anadolu insanı olarak halkın dilini kullanması, mesajlarını halkın anlayacağı bir şekilde ortaya koyması ona halkın gözünde bizden biri imajını vermiş ve bu imaj halkın gönlünde SABANCI markası olarak yer almıştır. Sakıp Sabancı, güven ve girişimciliği ile oluşturduğu markasını, şimdiki varisleriyle de devam ettirmektedir.

Gönlümüz, Mimar Sinanlar ve Sakıp Sabancılar yetiştiren bir milletin fertleri olarak daha nice cevherlerin içimizden çıkması ve dünya milletinin faydasına sunabilecekleri eserlerini ve markalarını ortaya koymasından yanadır.


Server YILDIRIM
Serveryildirim@yahoo.com

Mehmet Bozalp

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.