İthal çay tüketenlere lafım...

Köşe Yazısı - 13 Temmuz 2015, Pazartesi
İş ve İşletme: Recep Ali Aksoylu

Hafta içinde yabancı bir kaynakta gördüğüm uzak doğudan çay bahçelerini gösteren fotoğraflı bir haber oldukça ilgimi çekti. Çaylıklar o kadar muntazaman görünüyor ki, imrenmemek mümkün değil, ama çay tarımından az buçuk anlıyorsanız fotoğraflardaki bir detay da bize tam aksini söylüyordu. Çay tamilerinin (çay bitkisi) arasında yükselen elektrik direkleri bizim Doğu Karadeniz çayının ayrıcalığını, avantajlarını ifade ediyordu.

Elbette bilenler, konuya hakim olanlar içindibu ayrıntı. Onun için hem çayımıza hakkını teslim etmek, hem de çay tüketicisi vatandaşlarımızı bu hassas konuda bilgilendirmek ve neticede bir çay müstahsili olarak da çay endüstrimize katkı sağlamak için RİMER’in facebook sayfasında “Çayımızın Kıymetini Bilelim” başlığıyla bir yorum yazdım.  “Bir çay bahçesi fotoğrafı paylaşacağım. Süper bir görüntü; muntazaman, kalemle biçimlendirilmiş, imrenilecek bir bahçe.

ud
Bizden değil, muhtemelen Uzakdoğu’dan Hindistan veya Seylan’dan bir plantasyon. Plantasyon kelimesini de özellikle kullandım, zira bizdeki gibi miras bölüşümü veya arazinin yapısı, azlığı nedeniyle çaylıklar o coğrafyada aile – kişi bazlıdan çok kurumsal işletme şeklinde değerlendiriliyor. Gelelim konuya…

Fotoğrafa bakınca insan çay bahçesine gıpta ediyor ama ürün karakteri açısından maalesef durum aynı lezzette değil. En azından layıkıyla üretilmiş tüm Karadeniz çaylarımız için bu bir gerçek. Basitçe ifade edeyim, fotoğrafta görüleceği üzere tüm çay setleri arasında aydınlatma direkleri var. Nedeni de bu coğrafyada yaş çayın zorunlu olarak geceleri toplanıyor olması. Çünkü,bölgede yoğun, yılandan farklı böceklere haşere var ve gündüz bu canlılar insanlara daha çok zarar verebiliyor. Bu yoğun haşere ile mücadele içinde üretici işletmeler nerdeyse haftada birkaç kez kimyasal olmasa da ilaçlama yapmak zorunda. Fotoğrafın görünmeyen yüzünü böyle gördüğümüzde bugünün seçici, sağlığına özen gösteren çay tüketicilerinin bu coğrafyadan ithal edilen çayları açıkçası tüketmemesi ve Rize çayının önemini, değerini bilmesi gerekiyor. Çünkü Rize çayında asla sinek veya herhangi bir haşere ilacı kullanılmamaktadır.”

Yorumum iki günde 12 binden fazla dostumuz tarafından okundu, yüze yakın duyarlı dostumuz tarafından da paylaşıldı. Belli bir sayıda çay tiryakisi ile de çayımızın ve ithal, özellikle kaçak çayların kalitesi ile ilgili de özelden yazıştık, tartıştık. Öyleyse bu bizler için çok bilindik olan bu ayrıntının daha geniş kitlelerce de bilinmesi medyaya yönelik bir yazı şart oldu.

Daha önce defalarca yazdım, uyardım içerisinde ki katkı maddeleri yüzünden kaçak çayları tüketmemek gerekiyor. Aynı şekilde yüksek rakımda ve nerdeyse teknik desteklerin etkisiyle yılın 12 ayı hasat edilebilen zorunlu ilaçlamaya mazur kalan ithal çaylar konusunda da çay tiryakilerinin dikkatini çekmek istiyorum.

Ağırlıklı Rize yöresinde hasat edilen Türk Çayında geçmişte olduğu gibi artık amonyum sülfat gübresi de kullanılmamakta, denize seviyesine oldukça yakın rakımda ve yılın sadece Mayıs – Eylül ayları arasında toplanan, özellikle İftar sonrası su dan sonra en güzel, en yararlı içecek olan doğal Türk Çayını tercih edin.
 

6234 kez okunmuş Recep Ali Aksoylu

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayınız.
Küçük şeylerden de mutlu olabiliyoruz   7 gün önce eklendi
İçimiz dışımız Korona, hepimizi aldı horona   63 gün önce eklendi
Milli tamam, Türk Malı Yerine Yerli Üretim Ne Kadar Doğru?   141 gün önce eklendi
Nihayet Makamının Müzikleri ile Afife Tiyatro Ödülü Burçak Çöllü'ye...   384 gün önce eklendi
İnsana saygı...   725 gün önce eklendi
Yük taşıdıkça ağırlaşır...   807 gün önce eklendi
Kötünün kötüsü bir çalışma!   854 gün önce eklendi
İnsanı çaydan soğutan reklamlar   906 gün önce eklendi
Çayluktan Kürsüye...   1299 gün önce eklendi
Ekilen Biçiliyor   1626 gün önce eklendi
Bayim olur musun?   1688 gün önce eklendi
Marmara depremi daha gerçekleşmedi...   1753 gün önce eklendi
Kampanya kime neden yapılır?   1769 gün önce eklendi
• İthal çay tüketenlere lafım...   1788 gün önce eklendi
Hesabı Kitabı, Kuralı Olmayan Futbol Endüstrisi   2032 gün önce eklendi
Alkışta Cimri Olmayalım   2166 gün önce eklendi
Feshane'nin ardından...   2224 gün önce eklendi
Franchising'e bir de bu açıdan bakın...   2292 gün önce eklendi
Temiz gözükmek mi, temiz olmak mı?   2449 gün önce eklendi
Emekleyen didi kiviyi uçurabilir mi?   2499 gün önce eklendi
di di Soğuk çay ve Çaykur   2533 gün önce eklendi
Haçapuranın Taşı, Kayığun Eğmeleri!   2661 gün önce eklendi
Sadık Müşteri Olmamı Sağlayan 3 Örnek   2698 gün önce eklendi
Kuruşumuz Hangi Satıcıya Nasip Oluyor?   2714 gün önce eklendi
Mahsun'un Dizisi Şive'den Çaktı   2764 gün önce eklendi
Tesis Yönetimi - Facility Management Dedikleri...   2774 gün önce eklendi
Yazdığını Okuyamayan 'Mürettip'lerle İş Görmek   2793 gün önce eklendi
Temizliğin Fuarında Buluşalım mı?   2813 gün önce eklendi
Elini Taş'ın Altına Koyanlarla Başarmak   2819 gün önce eklendi
AYDER'İ KAYIP MI ETTİK?   2838 gün önce eklendi
TAŞERONLUK ÇALIŞANI RİSKE ETMEK MİDİR?   3004 gün önce eklendi
Rize'den Kargonuz Var! 'Green Life'   3160 gün önce eklendi
Erzurum Kongresi Ve Juliet'in Balkonu...   3230 gün önce eklendi
Sınav Yolunda Annelerimizle Beraber   3316 gün önce eklendi
Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek   3475 gün önce eklendi
Yaşamın Her Safhasında Öğretmenlerimiz   3480 gün önce eklendi
Temizlik Sektörünün Kimyası   3555 gün önce eklendi
Rize Bezinin Dayanılmazlığı   3567 gün önce eklendi
Burçak Çöllü... Genç Ve Yetenekli Bir Sanatçı O...   3642 gün önce eklendi
Karadeniz Kadını İfakat   3737 gün önce eklendi
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.