İletişimciler Derneğinden Açıklama...

Haberler - 11 Aralık 2011, Pazar

İletişimciler DerneğiSon günlerde dizilerin, dizi sahnelerinin çokça konuşulmaya ve haberlerde yer almaya başlandığını dile getiren İletişimciler Derneği Başkanı Gökhan Tekin “ Medyanın en büyük mağduru çocuklardır”. MEB bu gerçeği görmeli ve üzerine yapmalıdır.” dedi. 

İletişimciler Derneği Başkanı Gökhan Tekin; “Son günlerde dizilerin, dizi sahnelerinin çokça konuşulmaya ve haberlerde yer almaya başladığını görüyoruz. Artık insanımız dizi ya da dizi sahnelerinin yarattığı olumsuzlukları yavaş yavaş fark etmiş olmalı ki; RTÜK’ün şikâyet hattı susmuyor ve şikâyetlerin ardı arkası kesilmiyor. İnsanımız kendi inanç ve kültüründe olmayanı deyim yerindeyse “Kültürüne tecavüz eden” o sahneleri doğal olarak şikâyet ediyor ve yayınlardan kaldırılmasını istiyor.
 

Geçtiğimiz aylarda RTÜK Başkanı Sayın Davut Dursun ile bir araya geldiğimizde bu konuları da konuşma imkânımız oldu. Bizler iletişimciler olarak medyanın insanlar üzerinde nedenli etkisi olduğunu, bu anlamda medyanın ne kadar önem arz ettiğini biliyoruz. Sayın Dursun’a bu konudaki düşüncülerimizi de bildirmiştik. Biliyoruz ki, RTÜK zararlı yayınlara ceza veriyor. Fakat bu cezalar caydırıcı ve yeterli değildir. Kaldı ki, 21.yüzyılda ceza vererek neyi ortadan kaldırıyorsunuz? Hem ceza vermekle bu iş halledilecek mi? İletişimciler Derneği olarak bizim çözüm önerimiz; % 25’i 15 yaşın altındaki çocukların oluşturduğu ülkemizde “Medya Okuryazarlığı Dersi”nin yaygınlaştırılmasıdır. 

Medya Okuryazarlığı Dersi Bir Fırsattır

Türkiye’de Medyanın en büyük mağduru çocuklardır. MEB bu gerçeği görmeli ve Medya Okuryazarlı Dersine gereken önemi vermelidir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi dolayısıyla geleceğimizi televizyonun kurgulu, büyülü dünyasından gerçek dünyaya taşımak zorundayız. Onlara gerçeği bildirmek, tanıtmak bizlerin en öncelikli vazifesi olmalıdır. RTÜK 6 yıldır bunu yapmaya çalışıyor. RTÜK 6 yıldır MEB’e bu konuda çeşitli açıklamalar yapmış ve Medya Okuryazarlığı Dersinin bu konudaki önemini defalarca vurgulamıştır. Fakat ne yazık ki MEB, çocuklarımızın geleceğinde hayati önem taşıyan bu derse gerekli ilgiyi göstermemiş, konu hakkında dört yıl eğitim gören pedagojik formasyonlu iletişimcileri görmemezlikten gelmiş, haftada bir ders saati ve seçmeli ders olarak okuttuğu bu dersi sosyal bilgiler öğretmenleri gibi alan dışı öğretmenlere verdirtmiştir.

2006-2007 Eğitim Öğretim yılından bu yana MEB’in RTÜK’le işbirliği yaptığı “Medya Okuryazarlığı Projesinde” MEB,  Sosyal Bilgiler öğretmenlerine seminer vermiş ve bu öğretmenlerinde diğer derse girecek meslektaşlarına rehberlik etmesi istenmiştir. Oysa gerçek şu ki, öğretmenlerimiz girdikleri Medya Okuryazarlığı Dersinde başarılı olamamış ve çoğu zaman kendi branş derslerini anlatmışlardır. MEB, Medya Okuryazarlığı Dersine daha fazla önem vermeli ve bu derse branş dışı öğretmenleri değil, bu işin ehli formasyon almış iletişim fakültesi mezunlarını atamalıdır.

Gökhan Tekin

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.