reklam
reklam

BP Krizi Nasıl Yönetti?

Makaleler - 29 Nisan 2011, Cuma


Bildiğiniz üzere 20 Nisan 2010 tarihinde Meksika Körfezi’nde British Petroleum (BP) tarafından kiralanan ve işletilen Deep Horizon keşif sondaj platformunda yer alan Macondo-1 kuyusunda talihsiz bir patlama oldu. Patlama ile birlikte yüzeye ulaşan metan gazının alev almasıyla platformda yangın çıktı. Patlama şiddeti ile yana doğru eğilen 78 m uzunluğundaki ve yaklaşık 33 bin tonluk platform, 36 saat sonra sulara gömüldü. Kuyudan denize ham petrol ve gaz fışkırmaya başladı. Yaklaşık 200 km kıyının petrolden etkilendiği açıklandı. Patlama sonrası denize akan petrolün ise günlük 15 milyon litre civarında olduğu belirtiliyor. Kuyu kapatılana dek sızan miktarın ortalama 800 milyon litre civarında olacağı öngörüldü. Kazada 11 işçi yaşamını yitirdi, 17 kişi yaralandı.

Bp’nin iyi bir kriz planının olmamasına o dönemdeki CEO Tony Hayward’ın beceriksizliği de eklenince şirket oldukça kötü bir kriz dönemi geçirdi. Şimdi isterseniz BP’nin kriz döneminde neler yaptığına göz atalım.
BP CEO’su Tony Hayward ‘’ Çevreyi bizden daha çok kirletenler var.’’ ve ‘’Sorunla mücadele için gerekli teçhizata sahip değiliz’’ açıklamalarıyla tepki topladı. Açıklamayı yapan yönetici, Obama tarafından ‘’Yüzyılın beceriksizi’’ ilan edildi.

BP Başkanı Carl-Henric Svanberg ilk zamanlarda ki suskunluğunu bozarak basına daha ayrıntılı bilgiler verileceğini duyurdu. BP Başkanı Carl-Henric Svanberg yaklaşık 32 milyar doları bulan bir bütçe ile sorunların giderilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını açıkladı.

Sızıntını açıklamalarının devam ettiği sıralarda BP CEO’su Tony Hayward’ın İngiltere’de bir sahilde yat yarışı izliyor olması yoğun eleştirileri beraberinde getirdi.
Sızıntının olduğu yerlerde balıkçılık yapan ailelerin mağduriyetini gidermek amacıyla balıkçılar BP’ de işe alındı. Yaklaşık günlük 120 dolar kazanan balıkçılar günlüğü 120 dolardan çalışmaya başladı.

Meksika Körfezi’ndeki kazadan sonra sızıntı önleme ve çevre temizleme konularında BP’nin Houston’daki Çağrı Merkezi’ne günde ortalama 5 bin öneri geldi. BP’ ye iki ay içinde Türkiye de dâhil olmak üzere tüm dünyadan farklı dillerde 40 bin öneri ulaştı. Bu öneriler BP tarafından incelendi. İncelenenler arasında öne çıkan 250 fikir, uzman ekipler tarafından tek tek analiz edilerek operasyonda kullanılıp kullanılamayacağı belirlenmek üzere test edildi.(Türk mühendisin önerisi geliştirilerek sızıntıyı durdurma çalışmalarında kullanıldı.)

Patlama ve sızıntının olduğu yer altından canlı yayın hizmeti sunuldu. İlk 23 gün bu durumu reddeden BP yetkilileri sonradan ikna olarak yayın hizmetine onay verdi.
CEO Tony Hayward aralarında BAE, Rusya, Azerbaycan’ın da olduğu ülkelere destek ziyaretinde bulundu. Özellikle Rusya’dan tam destek aldı.
CEO Tony Hayward patlama sonucu hayatını kaybedenlerin cenaze törenlerine katılarak üzüntüsünü dile getirdi. Ayrıca ailelere gerekli desteğin verileceği garantisini verdi. Çevre temizleme çalışmaları sonrası bölgeyi eski haline getirebileceklerine inandığını belirtti.

BP sızıntıyı önleme çalışmalarında yeni ve farklı yöntemler denedi.
CEO Tony Hayward’ın görevine son verildi. Hayward’ın yerine sızıntıyla mücadele operasyonlarını devralan ve Amerikan basınıyla başarıyla başa çıkan ABD’li Bob Dudley şirketin yeni CEO’su oldu. Dudley, BP tarihinde İngiliz olmayan ilk yöneticisi.
Bob Dudley’in ilk sözleri: ‘BP bu krizden daha küçülmüş ama daha verimli halde çıkacak.’

Şirketin Başkanı Carl-Henric Svanberg ise BP’nin son kayıplara rağmen hala ‘iyi durumda’ olduğunu belirtti.
Sızıntının temizlenmesi için 32 milyar dolarlık bir fon oluşturan BP, son çeyrekte şirket açısından rekor niteliğinde olan bir zarar açıkladı.(17,2 milyar dolar)
Son yüzyılın en büyük çevre felaketi olarak görülen sızıntıya neden olan kuyu Ekim’de tamamen kapatıldı.

BP nerede yanlış yaptı?

İlk bir hafta neredeyse basına hiç bilgi verilmedi. Bu suskunluk spekülasyonların artmasına neden oldu. Kriz dönemine olumsuz bir hamleyle başlanıldı. Oysa ilk gün sızıntı hakkında bilgiler verilerek sorumluluğun BP’ye ait olduğu söylenmeliydi. Kriz dönemlerinde hatayı kabullenmek önemli bir adımdır.

CEO Tony Hayward’ın talihsiz açıklamaları BP’yi resmen köşeye sıkıştırdı. Oysa tek yapması gereken ortada bir sorunun olduğunu ancak çözümsüz olmadıklarını kamuoyuna duyurmaktı. Ayrıca CEO’nun sızıntıyı durdurma çalışmaları sürerken yat yarışı izliyor olması büyük eleştirilere neden oldu.

Kamuoyuna verilen sızıntı rakamlarının az gösterilmesi ve yayınlanan fotoğraflarda rütuşların olduğunun fark edilmesi şirketi zor durumda bıraktı.

Şirketin hali hazırda bir kriz planının olmaması zaten başlı başına bir sorun oldu.

Sızıntıyı incelemek için görevlendirilen hakim ve savcılarla yaşanan ilişkilerin basına sızması olumsuz bir imaj yarattı.

Bp, patlamadan haftalar sonra sorumluluğu üstlendi. Oysa kriz dönemlerinde hatalı tarafın hemen sorumluluğu üstlenip, harekete geçmesi gerekirdi.

Bp Neleri İyi Yaptı?

Kriz ne kadar kötü ise PR çalışması o kadar iyi olmalı. Yüzyılın felaketine imza atan BP bunu çok iyi anlamış olmalı ki, Petrol krizini arattığınızda BP’nin sayfasına yönlendiriliyorsunuz. Kriz ne kadar kötü ise PR çalışması o kadar iyi olmalı. Yüzyılın felaketine imza atan BP bunu çok iyi anlamış olmalı ki, Petrol krizini arattığınızda BP’nin sayfasına yönlendiriliyorsunuz.

Her ne kadar geçte olsa patlamanın olduğu kuyudan canlı yayın sunmak kamuoyunun durum hakkında bilgilendirilmesi açısından olumlu bir hamle oldu.

Temizlik faaliyetleri için kullanılacak araçlardan bazıları Kevin Costner’ın sahip olduğu şirketten satın alındı. Ünlü birisini de çalışmaya da dahil ederek güven kazanmak istendi.

Bp, iletişim kaynaklarını oldukça iyi kullandı. Facebook, Twitter üzerinden bilgiler verildi .Bp.com’da Meksika Körfezi için ayrı bir sayfa hazırlandı her türlü haber ve görsel burada yayınlandı. Youtube’dan
kanal satın alarak videolar güncel bir şekilde yayınlandı.

Meksika Körfezi’ndeki kazadan sonra sızıntı önleme ve çevre temizleme konularında BP’nin Houston’daki Çağrı Merkezi’ne binlerce öneri geldi. Bp önerilere kulak tıkamadı aksine kamuoyunu çözümün bir parçası yapmak istedi.

Her ne kadar ortada bir sorun olsa da gerekli tüm imkânların seferber edilerek zararın tazmin edileceğinin kamuoyuna duyurulması bir nebze insanları rahatlattı.

Bp krizden küçülerek çıktı. Yaklaşık % 20’lik bir değer kaybı yaşandı. Mal varlıklarının bir kısmı satıldı. Şu açık ki Bp yöneticileri krizi iyi yönetemedi. Bu dönemde değer kaybeden Bp, Rus GAZPROM şirketi ve Libya lideri Kaddafi tarafından satın alınmak istendiyse de sonuçsuz kaldı. Bp’nin kriz döneminde ülkemizde sorun yaşadığını söyleyemeyiz. Bakıldığında sosyal medyalarda kurulan birkaç boykot grubundan öteye giden bir etkinlik olmadı. Yeni yeni kendini toparlayan Bp’nin yıl sonunda yeniden büyüme oranlarında artış olması bekleniyor.

tuhop.net

Tuhop.net Öğrencileri

Yorumlar

İlyas Kavçan   12 Mayıs 2011, Perşembe

Ülkemize de bakalım mı azıcık...Eti Gümüş AŞ. nin Kütahya'da hala devam eden siyanürlü atık tehtidine odaklanın bakın nasıl bir süreç işliyor.
Şirketin üretim müdürü Orkun Elgin; 25 yıldır şirkette çalıştığını ve bugüne kadar siyanürden kimsenin ölmediğini söyledi........Protestolara destek veren Greenpeace temsilcisi ise fabrika yetkililerinin doğru bilgi vermediği düşüncesinde: "Havuzlarda 15 milyon metreküp siyanürlü atık var ve tesis hemen kapatılmalı" ............. Açıklamada, Çevre ve Orman Bakanlığından, acil durum ilan edilerek bölgenin boşaltılması, bölge halkının sağlık kontrolünden geçirilmesi, tesisin tüm faaliyetlerinin durdurularak daimi olarak kapatılmasının talep edildiği ifade edildi.(http://www.ntvmsnbc.com/id/25212140/)
RESMİ RAPOR: TESİSLER ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞ
Kütahya Valisi\'nin talebi üzerine Çevre ve Orman Bakanlığı, DSİ Genel Müdürlüğü ve DSİ 3. Bölge Müdürlüğü yetkililerinden oluşan heyetin 8 Mayıs\'ta tesislerin bulunduğu alana giderek hazırladığı raporda ise 1987\'de faaliyete geçen depolama tesisinin "Halihazırda mevcut ekonomik ve teknik ömrünü tamamlamaya yaklaştığı" dile getirildi.
Daha önce hiç yükseltilmemiş olan 4 nolu seddenin 1,5 metre yükseltilmesine ve inşa edilecek 5 no\'lu yeni bir havuza ait projenin bir an önce onaylanarak inşasına başlanmasına, mümkün olan en kısa sürede yeni havuza ilave atık depolama tesislerinin projelendirilmesi ve bir an önce devreye alınmasına karar verildi. Alınacak tedbirlerin tamamlanmasına kadar geçen sürede ise her türlü sorumluluk Eti Gümüş A.Ş\'ye yüklendi.
EROĞLU'NA GÖRE DURUM GAYET NORMAL
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, uzmanların uyarılarının tersine tesiste olağanüstü bir durum yaşanmadığını iddia etti. Kütahya'da içinde siyanürlü su bulunan barajın çökmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Çökme neticesinde bir gram dahi siyanürlü su dışarıya sızmamıştır. Kimse endişe etmesin, durum kontrol altında.Olay bize intikal ettiğinde hemen ekip gönderdik. Çökme, fabrikayla ilgilidir. Çökme sonucu bir gram dahi siyanürlü su dışarıya sızmamıştır. Olaydan sonra ekiplerimiz 24 saat içinde yer altı ve yüzey sularıyla ilgili bütün tahlilleri yaptı. Yapılan tahliller neticesinde dışarı siyanürlü su sızdığı tespit edilmedi" dedi. (http://www.birgun.net/lifes_index.php?news_code=1305017520&year=2011&month=05&day=10).
Süreç devam ediyor. Hem hükümetin hem de Eti Gümüş A.Ş\' yetkililerinin çok ciddi bir sınavdan geçtiği görülüyor. Çok büyük bir bilgi kirliliği ve panik var. Panikçilerin paniğinden bahsetmiyorum. Afyon-Kütahya bölgesi çok büyük bir sağlık turizmi hamlesi yapmak üzere. Çok uzun vadeli yatırımlar ciddi yol almış durumda iken bölge için çok büyük bir tehdit gün yüzüne çıktı veya çıkarıldı. Her halükarda bana göre haberdar olunması ve duyarlılık oluşması açısından önemli olmuştur. Ayrıca bor madeni ve boraks üretimi ile ilgili insan sağlığını yüksek oranda tehtid eden boyutlarda bir bilimsel çalışma henüz yoksa da, Eti nin Eskişehir Kırka'daki Bor İşletmesi de bölge için bir süre sonra hassasiyetlerin yöneleceği bir alan haline gelecektir. Dolayısıyla bence süreç çok kötü yönetilmektedir. Mümkün olduğu kadar bilimsel bilgilendirme metodu kullanılarak bölge halkı ve Türkiye kamuoyu bilgiendirilmeli ve hem işletme hem de hükumet konuya ilişkin bütün tedbirleri almalıdır. Çevreye duyarlı herkesi bu konuyu açabildikleri kadar çok platformda açmaya davet ediyorum.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.