Anadolu Üniversitesinden CMYK Gazete Günleri

Köşe Yazısı - 25 Nisan 2011, Pazartesi
Editöre Not: Kaan Öztamur

Anadolu Üniversitesi İletişim Kulübünün bu yıl üçüncüsünü düzenlediği, “CMYK Gazete Günleri” medyanın farklı alanlarında çalışan gazetecileri ağırladı. 16 Nisan cumartesi günü, salon 2009’da yapılan ikinci günü etkinlikleri sabah bölümünde, "Basın Özgürlüğü", "İletişim Fakülteleri ve Medya", "TV Programcılığı" ve "Gazete Tasarımı" gibi konular ele alındı, Tuncay Mollaveisoğlu, Barış Doster ve Fevzi Yazıcı gibi medya sektörünün tanınmış isimleri öğrencilerle buluştu.

CMYK Gazete Günleri’nin açılış konuşmasını yapan İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Nezih Orhon, yirmi sene öncesinde bilgiye güçlükle ulaşılırken, günümüzde ise yaygın bilgi çağını yaşadığımızı söyledi. İçinde bulunduğumuz çağda küçük bir mesajı vermekte bile zorlanıldığını belirten Doç. Dr. Orhon, bulunduğumuz kuşağın ‘ekran kuşağı’ olarak adlandırılabileceğini de ifade etti. Ekran kuşağı için bilginin ne olduğundan çok ekranda nasıl durduğunun önemli olduğunu söyleyen Orhon, insanların bilgileri çok çabuk tükettiğini ve bu yüzden de önemli olayların bile gündemimizde kısa bir süre yer aldığını dile getirdi.

CMYK GAZETE GÜNLERİ Etkinliğin ilk oturumunda, “Televizyon Programcılığı” başlığı altında bir konuşma yapan Tuncay Mollaveisoğlu, gazeteciliğin her alanında çalıştığını ve gazetecinin asli görevinin hiçbir güç odağına yaslanmadan kamu hizmeti yapmak olduğunu söyledi. Aynı zamanda gazetecilerin iğneyle kuyu kazar gibi doğrunun peşinde koşması gerektiğinin altını çizen Mollaveisoğlu, “Bu mesleği yapmak istiyorsanız, gecenizi gündüzünüze katmanız gerekir.” dedi. Gazetecinin dünyayı değiştirme gücü olduğunu söyleyen Mollaveisoğlu, bunu yapabilmek için de önemli olanın kendine güvenmek ve inanmak olduğunu belirtti. Katılımcılara, yerel kanal ve televizyonlarda mutlaka çalışıp, deneyim kazanmaları gerektiğini söyleyen Mollaveisoğlu, “Gazeteci olmak istiyorsanız, mesleğin pratiğini yapmalı ve kendinizi geliştirmelisiniz.” dedi.

İkinci oturuma konuşmacı olarak katılan Barış Doster ise iyi muhabir olmanın kendine çok emek vermeyi gerektirdiğini belirtti. Kendi zamanında sektörün şimdiki kadar daralmadığını ve bu kadar çok iletişim fakültesi olmadığı için herkesin birbirini tanıdığını belirten Doster, gazeteci adaylarının günümüz koşullarında daha şansız olduklarını dile getirdi. Teknoloji bu kadar kullanılmazken, insan ilişkilerinin daha sıcak olduğundan bahseden Doster, bu geri teknolojinin onları daha iyi muhabir yaptığını dile getirdi. Doster , “Geleceğin gazetecilerine daha bu sıralardayken iyi bir gazete okuru olmak, yeni diller öğrenmek, kabiliyetinizi ve donanımınızı ilerletmek zorundasınız.” dedi. Bir gazetecinin algılarının çok geniş olmasının ilerlemeyi görebilmesini sağladığını belirten Doster, aynı zamanda sokağı iyi tanımanın önemli olduğunu belirterek, "Kahvehaneden haberiniz olmazsa Türkiye’nin nabzını çok iyi tutamayabilirsiniz." diyerek konuşmasını tamamladı.

Öğleden sonraki oturumda konuşan Fevzi Yazıcı ise gazete tasarımının nasıl olması gerektiği üzerinde durdu. Bir gazeteyi tasarlarken önceliğin mesajı okuyucuya doğru vermek olduğunu belirten Yazıcı, gazetenin gücünü, okuyucuların ihtiyaçlarını ne kadar karşıladığından aldığını söyledi. Yazıcı, gazeteyi tasarlayan kişilerin, sadece fotoğrafları sayfaya güzel yerleştirme görevini üstlenmediklerini, haberi de analiz ettiklerini de belirtti. Fevzi Yazıcı, insanların bir gazeteyi aldıklarında, sürmanşetinizi ve neyi aktarmak istediğinizi anlamasının önemli olduğunu dile getirdi. Görsellik, yazı karakteri, hiyerarşi ve kompozisyonun nasıl olması gerektiği konularına da değinerek, sözlerine son verdi.

 Etkinliğin ikinci gününde konuk olan Bekir Coşkun, medyanın sesin çıktığı yer olduğunu ve bu yüzden öğrencilere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Coşkun, konuşmasında kendi hayatını şu sözlerle anlattı: "Size bir adam anlatacağım eğer o başardıysa, siz de başarabilirsiniz. Ben Şanlıurfa’da kara bir gecede doğdum, ebemin adı da Kara Emine’ydi. Kendimi hatırladığımda annem ölmüştü. Babam CHP’li İsmet Paşayı severdi. Evimiz kitap doluydu. Ben ilkokulu altı tane ilkokulda okudum. Sonraki yıllar Urfa ortaokul ve lisesinde okudum. O yıllar çok zordu. Sonra Ankara’yı kazandım ve üniversite yolları gözüktü. Üniversite yılları da çok zordu. O yıllarda kanun çalıyordum ve üniversiteyi bitirene kadar gazinolarda kanun çaldım. Ben başardıysam siz bu güzel okulda, bu cıvıl cıvıl gözlerle hayli hayli başarırsınız.”

Sağlıklı bir demokrasi için medyayı mutlak koşul olarak gören ünlü gazeteci, başarının yollarını şu sözlerle açıkladı: “ Size üç anahtar söyleyeceğim: Birincisi; çok iyi donanım. Mutlaka gerekli. Ayda bir kitap okumanız lazım. Mutlaka her gün gazete okumalısınız ve televizyon izlemekte gerekir. İkincisi; mutlaka iyi bir çevre edinmelisiniz. Üçüncü olarak her gece mutlaka ev ödevinizi yapmanız gerekir. Donanımınızı taze tutmak için okuyup, yazmalısınız.”

Oturumun son konuşmasını Kanal D Ankara Temsilcisi Erhan Karadağ yaptı.

Anadolu Üniversitesi’nde bulunmaktan çok mutlu olduğu söyleyen Karadağ, ‘İletişim Kulübünde arkadaşlar kalkıp Ankara’ya bizleri ziyarete geldi, bu etkinliğe davet etti. Onları kırmak benim adım hiç kolay olmazdı. Bu kadar değerli gazetecilerle aynı ortamda olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyorum’ dedi. Ankara gazeteciliği ile İstanbul gazeteciliği arasındaki farklar hakkındaki görüşlerini katılımcılar ile paylaşan Erhan Karadağ usta-çırak ilişkisinin Ankara için geçerli olduğunu söyledi. Öğrencilere İstanbul deneyimi için yola Ankara’dan çıkmaları gerektiği tavsiyesinde bulunan Karadağ ‘Ben gazeteciliğe Güneş Gazetesi’nde çaycı olarak başladım. Haber merkezine gide gele, karşılıklı iyi ilişkiler sayesinde gazetede muhabir olarak işe başladım. Ardından TRT’de çalışma şansı buldum. Bizler ilk televizyon habercilerinden olduğumuz için kendimizi şanslı sayıyoruz. Şu an için işler çok daha zor. Medya sektöründe iş imkânı hem zor hem de kolaydır. İş bulma konusunda önemli olan staj zamanlarınızda işinize sıkı sıkı sarılmalı, yöneticilerinizle iyi geçinerek ikili ilişkilerinizi geliştirmelisiniz’ diye konuştu. Konuşmanın ardından etkinlikte soru cevap bölümüne geçilirken katılımcılar deneyimli gazeteciye merak ettikleri soruları dile getirdiler.

Anadolu Üniversitesi Haber Merkezi

Kaan Öztamur
Junior İletişimci
kaan@halklailiskiler.com.tr
 

4660 kez okunmuş Kaan Öztamur

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmış olmalısınız.